Çatalhöyük Gezi Rehberi – Tarih Ötesinden Bir Metropol

Cumhuriyet Türkiyesi’nin en büyük ili ve tahıl ambarı olarak tanınan bu toprakların öyküsü çok eskilere gidiyor, daha tarihin bile yazılmadığı dönemlere… O zamanlardan beri neler gördü bu topraklar, ne acılar, ne zaferler… Ama anlatacağım öykü, hepsinden çok çok önce.

Doğudan gelen Türk kavimleri Anadolu’da ilk büyük devleti burada kurdular, en güçlü sultanları burada doğdu. O dönemde bu topraklardan yayıldı, bir yüce ruhun tüm kainatı kendi kalbine sığdırışı, o kalpten tüm dünyayı sarmalayacak hoşgörü ve sevgi dalgalarının yayılması; Mevlana ilahi aşkı, Şems’in cisminde burada tattı. Ve yine bir yüce gönül, Nasreddin Hoca, sonsuz umudun bayraktarlığını yapıp ‘ya tutarsa’ diye bu topraklarda göle maya çaldı.

Bu toprakların binlerce yıl süren öyküleri var… Timur atlarıyla bu toprakları çiğneyip yağmaladı, Büyük İskender hiç yıkılmayacak sanılan saltanatının hayalini bu topraklardan geçerken kurdu, inançlarının peşinde koşan İslam orduları da Haçlı orduları da bu toprakları çiğnediler…

Bu toprakların ilk fısıltılarının duyulduğu dönemi düşünürsek bunlar bile daha dün gibi… Karamanlılar, Bizans, Roma İmparatorluğu, Persler, Lydialılar, Kimmerler, Frikyalılar, Hititler; hepsi bu topraklardan geçtiler, güçlerinin doruğunu da çöküşün yıkıntısını da burada yaşadılar, bu toprakların çocukları oldular. Ama anlatacaklarım bunlardan da çok önceydi;

Size, kendi öykümüzün en başını anlatacağım.  Bugün binbir telaş, hırs, çaba içinde sürüklendiğimiz uygarlığımızın ilk günlerini.  Bundan binlerce yıl önceydi; bu toprakların ilk konuklarının,  hayvanları avlayarak, otları toplayarak oradan oraya sürüklenmekten vazgeçip yerleşik hayata geçmeye başladıkları dönemlerdi. Bugünün tarihlemesiyle Neolitik-Kalkolitik dönemde bu toprakların ilk yerleşimcileri belki de o dönem için metropol sayılabilecek bir yerleşim kurdular Çatakhöyük’te. O zamana kadar bulduğunu/avladığını yiyen insanlar yavaş yavaş yerleşik düzene geçmişler, tohumları ıslah etmişler ve tarım faaliyetlerine başlamışlardı. Yani esas hikaye yeni yeni başlıyordu.